denizler dile gelir mi a canım geçer miyiz leyladan mecnun geçmişti bir fırtına kopsa şimdi şehirde alsa ya götürse uçurtmaları ismin de inci taşlarla yazılsa çok mu bencilce oldu...
Ağzımızda artık bıkmış bir sigara, yürüyoruz. Fonda bir türkü; ‘kırklar dağının düzü, ziyaret çarptı bizi, kör olasın Suzan suzi’ söylüyoruz. Söyletiyorlar. Eskidendi çok eskiden… Belkide biz...
Bu memleket için çok üzülüyorum. Eskiden oturur, sabahlara kadar memleketi kurtarır, yeni devlet başkanları, Yeni ideolojiler üretir, öyle uykuya dalardık. Bu memleket için çok üzülüyorum Çünkü ülkeyi kurtaracak...
Mehmet EFE'nin isteğine binaen Mehmet kardeşim. Çağa ağıt yakan kardeşim. Alnını dağ ateşiyle ısıtan dostum. Biz ne talihsiz insanlarız farkettin mi? Kendi ülkemizde 'ötekileştirilmiş' vatan...
Bunlarda 'Atatürk'çü' geçinen lümpenler! Kendilerine ‘Atatürkçü’ diyenlerin kuruduğu bir blogta ‘Türbana Hayır’ adı altında bir kampanya başlatıldı. Ekşi Sözlük ve bazı haber siteleri bunu duyurunca...
Bu da benim 'Hayat Hikâyem' Bu aralar bloglarda hayat hikayeleri moda oldu. Bende bir tane çiziktireyim dedim. Ayıp mı ettim; Neyse, 1986 yılının Eylül ayının yağmurlu...
Ömer Hayyam ismi muhafazakar düşünceye sahip insanlar için oldukça itici bir kavramı teşkil etsede, muhafazakar olamayan insanlar için içki içmek için meşru yol aramasından öteye...
İstanbul'un herhangi bir yerinde, herhangi bir kahvehane. İçerisi tıklım tıklım. Hasım-hısım herkes orada. -Abi gel bir çay içelim Kem küm eder soru sorulan adam. Soran anlar tabi....
burada börtü-böcek edebiyatı yapmayacağım ama börtüden ve dahi böcekten başka ne var ki? uzun zaman önceydi; söylemek istemiyorum ama yağmur yağıyordu yok telaş etmeyin hemen öyle diğer şaircikler gibi yağmuru tema...
dur bakayım nasıl anlatırım olanı biteni? şöyle acayip politik olmuş bişeyler yazsam şuraya olmayacak biliyorum sonra büyük abiler bastıracak oğlum o ne lan öyle şappatanak söylenir mi! aslında ne...
Sert bir şeyler yazmak istiyor iyilerin canı Çekiyor abi “Bir kıza uzaktan bakmayı seviyor” Sonra o kızı bırakıp Dava için afiş asmaya gidiyor… Gidiyor abi. Yok hayır kariyer falan...
30 yıldır ülkemizin içinde bulunduğu bu kardeş kavgası, son aylarda iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Tam Avrasya'da yer alan, kavimlerin bir araya gelip etkileşim içinde...
O şey düştü yine aklıma. O zemheri gününde burada, bir başıma kalışım ve bir mazoşist gibi ömrümü yakmaya yemin edişim. Ne acı çekmekten hoşlanan liseli aşıklar...
sonraokullular kaldı geriyediplomalar;kâğıt parçalarıettiğimiz yeminlerle bir başımıza kaldıkpusulardan geçtik;nereye gittiğimize bakmadandüştük,baktık,pusu-la-ya. sonraözlediközlenmesi gerekiyorduözlenmesi gerekenleriözledik sonrabir yusuf oldukyusufçuklara özendiğimizden değilkuyuya atılıpsonrakaranlığı görmek içinolduk, yusuf sonrataş ve demir üzerinden edebiyat...
Pop kültürü herşeyin popüler olması ve bu popülerliğin tüm yaşama yansıması demektir kanımca. Zaman ve mekan değiştikce populer olan tüm şeyler de değişmek ya da...
Bir bayramı daha geride bıraktık. Gözlerimiz hâlâ derimi arıyor. Abilerimizin duyduğu o devrim ayak seslerini duymak bir türlü nasip olmadı. Devrim olmayacak galiba. Olsun. Olmazsa...